Açıklamalar:
Single: Mirror
Yayınlanma Tarihi: 13 Eylül 2011
 

V.I.S.A’ dan selamlar… Bruno Mars’ın da katkısıyla, “Mirror” Weezy (Lil Wayne)’in geçmişteki uyuşturucu bağımlılığını ve bu bağımlılığın onu nerelere getirdiğini ve getirebileceğini sorguluyor.
Sözlerden veya klipten de anlayabileceğiniz üzere, şarkı boyunca Wayne’in aynadaki yansımasıyla konuştuğunu ve aynadaki yansımadan gerçek “Wayne”i görmeye (anlatmaya) çalıştığını açıkça kavrayabiliyoruz. Biraz derine inmek gerekirse, buyurun;

“With everything happening today
You don’t know whether you’re coming or going
But you think that you’re on your way
Life lined up on the mirror don’t blow it”

İlk üç cümlede, Wayne aslında şunu anlatmak istiyor: Şu anki modern yaşantıda her şey o kadar karmaşık bir hal almış durumda ki, insanlar başarıya mı yoksa başarısızlığa mı gidiyorlar hiçbir fikirleri yok. Her şey göz açıp kapayıncaya kadar değişebilir. Wayne son cümlesinde ise, dinleyicilerini hayatlarını mahvetmesinler diye uyarmaya çalışıyor. Cümledeki kelime oyununa dikkat edelim “Blow” kokain kullanımında “Double” anlamına da gelir yani çifte doz… Cümleye “Lined Up” ve “Mirror” kelimelerini eklemesi de kokainlerin sıra sıra cam ya da aynalar üzerine dizilmesinden dolayıdır ve üzerine üflerseniz “Blew”lerseniz her şey birbirine girer hayatınız gibi… Yani, ”Hayat sıralanmış aynanın üstünde, üfleme sakın.” Kısacası kokain kullanmayın arkadaşım:)

“Look at me when I’m talking to you
You looking at me but I’m looking through you
I see the blood in your eyes
I see the love in disguise
I see the pain hidden in your pride
I see you’re not satisfied
And I don’t see nobody else
I see myself, I’m looking at the…”

Şarkıya devam eden Wayne, bu dizelerde ise:
Aynadaki yansımasıyla konuşuyor. Burada kendisiyle yüzleşmeye başlayan Wayne, kendi hatalarının farkında olduğunu, hiçbir şey için başkasını değil, sadece kendini suçlayabileceğini söylüyor. Aslında, bir nevi kendi kendine günahlarını itiraf ediyor diyebiliriz. Fazla ayrıntıya giresim yok 😀

“Mirror on the wall, here we are again
Through my rise and fall, you’ve been my only friend
You told me that they can understand the man I am
So why are we here talking to each other again”

Şarkının en can alıcı kısmını seslendiren Bruno Mars, Wayne’in geçmiş ve şimdiyle yaşadığı savaşı anlatıyor. Wayne, duvardaki aynayla kaç kere konuştuğunu ama ne olursa olsun sürekli aynı yere geldiğini anlatırken, tüm başarısızlıklar ve başarılarda da geçmişinin ve kötü alışkanlıklarının katkısını vurguluyor. Ve kendisine insanlar beni böyle kabul etmeli, beni anlamak zorundalar dediği zamanlar aklına gelince de neden şimdi tekrar aynanın önünde kendimle konuşuyorum diyor, yani ben öyle düşünüyorum:)

“I see the truth in your lies
I see nobody by your side
But I’m with you when you’re all alone
And you correct me when I’m looking wrong
I see that guilt beneath the shame
I see your soul through your window pane
I see the scars that remain
I see Wayne, I’m lookin’ at the…”

Dizelerine devam eden Wayne… Kendi kendisine yalan söylemenin anlamsız olduğunu, kendisinin ne kadar yalnız olduğunun farkındalığını ama ne kadar yalnız olursa olsun hiçbir zaman pes etmeyeceğini ve yanlışlarını – kötü alışkanlıklarını başkası değil, kendi düzelteceğini gayet güzelce anlatıyor.
Geçmişinden ne kadar utandığını, ruhunun yaptığı şeyler için ne kadar pişman olduğunu ve vücudunda kalan yaraların birer hatırlatıcı olduğunu kendisine söylüyor.

“Looking at me now I can see my past
Damn I look just like my fucking dad
Light it up, that’s smoke and mirrors
I even look good in the broken mirror
I see my mama smile that’s a blessing
I see the change, I see the message
And no message coulda been any clearer
So I’m starting with the man in the…”

Şimdi kendisine baktığında, babasına ne kadar benzediğini gören Wayne, kendinden nefret ediyor… Öyle ki kırık camda bile güzel görünüyorum diyor, sanki şeytanmışçasına… Fakat annesinin bunca olaydan sonra bile yüzünde bir gülümseme olması, Wayne’i hayata bağlamaya yetiyor, değiştiğini ve değişebileceğini biliyor fakat önce kendisiyle yüzleşmesi gerektiği için tekrar günah çıkarmaya (kendisiyle konuşmaya) devam ediyor…

“MJ taught me that
Take ’em to Mars, man”

“MJ”i Michael Jackson’ın kısaltması olarak kullanıyor ilk cümlede ve MJ bana öğretti derken de aslında Michael Jackson’ın da benzeribir şarkısı olan, “Man in the Mirror”a ufak bir göndermede bulunuyor.
İkinci cümle olan, “Mars’a götür şunları dostum.” Çok güzel bir kelime oyunundan oluşuyor. Bruno MARS’a seslenen Wayne “MARS’a götür şunları” derken aslında “Uçur bunları, akıllarını al, göster kendini vb…” bir şey demeye çalışıyor. Hem Bruno’nun isminin MARS’la bitmesi hem de Wayne’in “Ben bu dünyadan değilim bir Marslıyım (uzaylıyım)” dediği diğer şarkılarada (I’m Not A Human Being diye albümü var adamın) gönderme yapan Wayne… Gerçekten beni bu cümleyle şaşırtmıştır… Eminem nerelerdesin?!?!

“Hey B.P., looks like I did take ’em to Mars this time”

Şarkının son sözlerinde B.P.’ye seslenen Wayne, bu sefer başardım sanırım demeye çalışıyor, yani dinleyenler bu parçaya bayılacak hepsini Mars’a postaladım demenin peşinde. Bu arada B.P. kimdir buyrun:

B.P. – Acorn Management Group’un CEO’sudur… “Young Money Ent.” Yani Lil Wayne’in de içinde bulunduğu birçok sanatçıyı temsil ederler. Önce bu adamlarla anlaşıyorsunuz sonra Lil Wayne gelip sünnetinizde sahneye çıkıyor yani… 🙂

Evet arkadaşlar, benden bu kadar umarım şarkıya olan yorumumu beğenmişsinizdir, beğendiyseniz sayfamızı da beğenmeyi unutmayın… Olur da başka bir Lil Wayne – Eminem – 2Pac – Dr.Dre – Eazy E. çevirecek olursak tekrar görüşürüz:)

Kategori:

LIL WAYNE